Göçmen, azınlık ve mülteci işçiler!
Bizler, yaşadığımız toplumun en çok çile çeken kesimi olduğumuz halde, yaşamımızı ve onurumuzu korumak için en az örgütlenen kesimiyiz. En düşük ücretle en zor koşullarda çalıştığımız yetmezmiş gibi, azınlık ve yabancı olmanın getirdiği toplumsal baskılarla yüzyüze kalıyoruz.
Haklarımızı istemezsek kimse vermeyecek. Biz sesimizi çıkarmazsak ne istediğimizi kimse sormayacak. Tek başımıza yaşadığımız problemlerde yalnız kalacağız. Sermayeye karşı kendimizi savunacak bir örgütümüz olmadığı sürece, herşey onların istediği gibi olacak. Eğer biz örgütlü olarak sınıf çıkarlarımızı savunmazsak, çalışma saatleri artırıldığında, ücretlerimiz düştüğünde, sosyal haklarımız gaspedildiğinde, ensimalarımız ödenmediğinde yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Patronlar sınıfı arasında dilin, dinin, mezhebin, uyruğun değeri yok. Onları paraları birleştiriyor. Biz yoksullar ise aramızdaki birleştirici bağı, dayanışmayı ve birlikte mücadele ile zaferler kazanmasak bile yalnız olmadığımızı göreceğiz. Yalnız olmadığımızı gördüğümüzde ise haklarımızı korumak ve kazanmak daha kolay olacak.
İşte şimdi, dayanışmamızı, birlikte mücadelemizi seferber edeceğimiz bir mevzi var. Perama bölgesinin gemi işçileri uzun zamandır direnişteler. Bizler, direnişçi kardeşlerimizi yalnız bırakmayarak birlikte mücadelenin ilk adımlarını atalım. Sadece birlik, mücadele ve dayanışma günümüz olan 1 Mayıs'ta değil, direniş süresince hem onları ziyaret ederek, hem de ortak eylemlere girişerek aramızdaki güçlendirelim. Çoğuluğu azınlık milletlere mensup Perama işçileri bugün bizim dayanışmamızı bekliyor. Yarın göçmen işçilerin bir sorunu olduğunda onları da yanımızda görebilmemiz için bugün dayanışma görevini yerine getirmesi gereken biziz.
Perama işçilerinin zaferi hepimizin zaferi olacaktır!
Örgütlü mücadele ve dayanışma olmazsa kaybetmeye mecburuz!
Yaşasın Perama işçilerinin onur ve ekmek için direnişi!
ATİNA GÖÇMEN VE MÜLTECİ KOLEKTİFİ
(1 Mayıs 06 miting çağrısı)